|
|
|
|
|
Çakaleriği:(Pflaume /
Prune / Plum)Gülgillerden, Nisan-mayıs ayları
arasında, beyaz renkli çiçekler açan, 1-3 m
yüksekliğinde, dikenli bir ağaçtır. Ormanlarda,
çit kenarlarında ve kırlarda rastlanır.
Gövdeleri silindirik, kabuğu koyu gri renkli ve
çok sık dallıdır. Küçük dalların ucu dikenlidir.
Çiçekleri beyaz renklidir. Meyveleri sonbahar
veya kısa doğru olgunlaşan mâvimsi siyah renkli,
küremsi şekilli ve ekşi
lezzetlidir.
Türkiye’de yetiştiği yerler:
Marmara, Ege ve Karadeniz
bölgesi.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin
kullanılan kısmi, çiçekleri ve kurutulmuş
meyveleridir. Çiçekler kuru bir havada toplanır
ve derhal kurutulur. Çiçekleri hafif müleyyin ve
kan temizleyicidir. Meyvelerinde şekerler ve
organik asitler vardır. İshali keser. Mide ve
barsakların düzenli çalışmasını sağlar. Terletir
ve vücuda biriken zararlı maddelerin atılmasını
sağlar. Boğaz ve bademcik iltihabını giderir.
Anne sütünü artırır.
Çam fıstığı: (Pines
pinea) Çam kozalaklarının içinden çıkartılır.
Kuvvetli bir besindir. Günde 2 çorba kasığından
fazla yenmemelidir.
Kullanıldığı yerler:
Bronşit verem ve akciğer hastalıklarının çabuk
iyilesmesine yardımcı olur. Afrodizyak özelliği
vardır.
Çemen: (Wärmflasche / Fenugrec /
Fenugreek / Buy otu) Nisan-haziran aylarında,
sarimsi-beyaz renkli çiçekler açan 20-40 cm
yüksekliğinde, bir senelik, otsu bir bitki. Buy
otu, hulbe otu olarak da bilinmektedir.
Gövdeleri dik, silindir biçiminde, içi bos ve
oldukça dallıdır. yaprakları saplı ve 3
yaprakçıklıdır. Çiçekler teker teker veya 2
tânesi bir arada olmak üzere bir yaprağın
koltuğundan çıkar. Meyveleri düz veya az çok
kıvrılmış olup, fasulye meyvesine benzer. İçinde
esmer-sari veya kırmızımsı 6-20 tohum
taşır.
Türkiye’de yetiştiği yerler:
Trakya, Marmara, Orta, Güney ve Güneydoğu
Anadolu.
Kullanıldığı yerler: Kullanılan
kısımları tohumlarıdır. Olgun meyveler toplanır,
güneşte kurutulduktan sonra, sopa ile dövülerek
tohumlar meyvelerden dışarı çıkarılır.
Tohumlarında müsilaj, uçucu yağ ve sâbit yağ,
alkaloit, kolin, rutin gibi maddeler vardır.
Eski devirlerde Asya memleketlerinde şehvet
arttırıcı ve harplerde cesâret verici olarak çok
kullanılırdı. Bugün taşıdığı müsilajdan dolayı,
yumuşatıcı ve balgam söktürücü olarak
kullanılmaktadır. Kuvvet verici ve iştah açıcı
olarak, raşitizm, diyabet, tüberküloz ve
kansızlıklarda da kullanılmaktadır. Unu,
pastırmanın üzerini örten ve "çemen" ismi
verilen karışımı (Bu karışım sarımsak, kırmızı
biber ve çemen tohumu unundan ibârettir.)
hazırlamak için kullanılır.
Centiyane:
(Centiyana / Yilanotu / Esekturpu / Gentina
lutea / Gentina radix) Dogu Karadeniz Bölgesi ve
Uludag'da yetişen, 1 metre kadar yüksekliğinde,
geniş yapraklı, kalın köklü bir bitkidir. Kökü
acıdır. İçi sarı, dışı esmerdir. Kökü şifalıdır.
Sarı ve mavi türü vardır.
Türkiye’de
yetiştiği yerler: Doğu Karadeniz Bölgesi ve
Uludağ.
Kullanıldığı yerler: İştah
artırır, hazmı kolaylaştırır. Ateşi düşürür.
Vücuda kuvvet verir. Mide zafiyeti ve
ekşimelerini giderir. Kansizlikta da
faydalıdır.
Çivitotu: (Kokar sedef otu /
Sezab / Rue) Sedefotgillerden, çayırlarda ve
hendek kenarlarında yetişen, zehirli bir
bitkidir. Yaprakları geniş, çiçekleri küçük ve
sarı renklidir. Çiçekleri dalların dışına taşmış
demetler halindedir. Keskin bir kokusu vardır.
Kullanırken kesinlikle tavsiye edilen doz
asılmamalıdır.
Kullanıldığı yerler: Kalp
çarpıntılarını giderir. Mide ağrılarını
dindirir. Zeytinyağı ile kavrulduktan sonra
çıbanın üzerine konulursa, çıbanı
olgunlaştırır.
Çiğdem: (Krokus /
Colchique / Crocus / Lahlah / Mahmurçiçegi /
Colchicum) Toprak altında, üzeri ince veya
zarımsı birkaç pul ile örtülü, bir yumru taşıyan
çok senelik bir bitki. Yaprakları çimen
yaprağına benzer. Çiçekler genellikle 1-3 tâne
veya türüne göre daha fazla olup, mor,
beyaz-pembe sarimtrak renklerdedir. Çiçek taç
yaprakları tüpsü olup, uç kısmında huri seklinde
genişlemiş ve 6 parçalıdır. Meyveleri çok
tohumludur. Avrupa ve Akdeniz bölgesine
yayılmış, 40 civârında türü vardır. Bunun da 20
kadarı Türkiye’de bulunur. Genel olarak zehirli
alkaloitler taşıyan bitkilerdir. Çiğdem
türlerinin bir kısmi ilkbaharda, diğer bir kısmi
ise sonbaharda çiçek açmaktadır. Çok güzel olan
çiçeklerinden dolayı da bir süs bitkisidirler.
Daha çok kullanılanı ve tıbbî olarak bilineni
sonbahar veya güz çiğdemi (Colchicum
autumnale)dır. Bu da ağustos-ekim ayları
arasında çiçek açan yumrulu bir bitkidir.
Yaprakları ilkbaharda meydana gelir. Çiçekleri
ise sonbaharda olup, pembemsi-mor veya
beyazdır.
Türkiye’de yetiştiği yerler:
Farklı türlerde Türkiye’nin hemen her
tarafında.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin
kullanılan kısmi tohumları ve yumrusudur.
Tohumlarında sâbit yağ, sakaroz ve kolşisin
isimli bir alkaloit bulunur. Yumrularında da
kolşisin, inilin, yağ, nişasta, sakkaroz
bulunmaktadır. İdrar söktürür, Kabızlığı
giderir. Kesinlikle tavsiye edilen miktardan
fazla kullanılmamalıdır. Çiğdem tohumu ve
yumrusundan hazırlanan preparatlar uzun zamandan
beri damla hastalığına karsı kullanılmaktadır.
Kolşisin bir ara kansere karsı kullanılmışsa da,
hayvansal hücreler için çok zehirli olduğundan
hâlen terk edilmiştir. Kolşisinin hücre
bölünmesini durdurması etkisinden
faydalanılarak, poliploit mutasyonlar elde etmek
için zirâatta kullanılmaktadır. Poliploit
organizmalar genellikle normalden daha fazla
olan büyüklükleri ile göze çarparlar. Bu metod
sâyesinde ekonomik değer taşıyan bu bitkilerin
yaprak veya meyve ürünlerini arttırmak mümkün
olmaktadır.
Ciğerotu: (Pulmonaria
officinalis) Hodangiller familyasından, 10-15 cm
boyunda, uzun ömürlü otsu bur bitkidir.
Çiçekleri önce kırmızımtıraktır. Sonra mor ve
mavimsi bir renk alır. Gövdesi dik ve tüylüdür.
Tanen, müsilaj, sekerler, reçine ve sabit yağ
içerir. Tedavi için yaprakları
kullanılır.
Kullanıldığı yerler: Göğsü
yumuşatır. Öksürüğü keser. Akciğer
hastalıklarında faydalıdır. İdrar
söktürür.
Çilek: (Kocayemiş / Fragaria /
Strawberry / Fraisier / Erdbeere / Fraise)
Gülgillerden, sapları sürünce, çiçekleri beyaz
bir bitkidir. Yemişi (Çilek) ilk zamanlar pembe
olup, geliştikçe koyu bir renk ve güzel kokulu
bir hal alır.
Türkiye’de yetiştiği
bölgeler: Ege, Marmara, Karadeniz
bölgesi.
Kullanıldığı yerler: Vücudu
kuvvetlendirir. Hasta olmayı önler. İdrar
söktürür. Böbrek ve mesane hastaliklarının
iyileşmesine yardımcı olur. Mide ve barsak
tembelliğini giderir. Sinirleri kuvvetlendirir.
Hasta olmayı önler. Barsak kurtlarını döker.
Ateşi düşürür. Cilde tazelik ve güzellik verir.
Distaslarini eritir. Midesi zayıf olanlar suyunu
içmelidir. Bazı kimselerde alerji
yapabilir.
Çitlembik:(Terpentinpistazie /
Térébinthe / Terebinth tree)
Nisan-haziran ayları arasında, yeşilimsi
renkte çiçekler açan, 2-6 m yüksekliğinde, kışın
yaprağını döken ağaçlar. Menengiç olarak da
bilinir. Meyveleri önce kırmızımsı olup, daha
sonra kahverengine döner. Ağacın dallarına
yapılan yaralamalarla yahut da kendiliğinden
sızmayla sakız elde edilir. Bu sakız, bal
kıvamında, sarımsı veya grimsi renkli ve hoş
kokulu olup menengiç sakızı adını alır. Batı
Anadolu’da yabânî menengiçleri aşılamak
sûretiyle antepfıstığı elde
edilmektedir.
Kullanıldığı yerler:
Menengiç sakızı dahilen, idrar ve solunum
yolları antiseptiği olarak kullanıldığı gibi,
göğüs yumuşatıcı ve balgam söktürücü olarak da
kullanılır. Meyveleri rezin, uçucu yağ,
palmitik, oleik, stearik asit gibi yağ
asitlerini ihtivâ eder. Meyveleri idrar
söktürücü etkiye sâhiptir. Gaziantep bölgesinde
meyveleri kavrularak menengiç kahvesi adı
altında kahve yerine
kullanılmaktadır.
Civanperçemi:
(Binbiryaprak otu / Kandilçiçegi / Schafgarbe /
Milliefeuille / Herbeaux charpentiers / Yarrow)
Haziran-eylül aylarında, beyaz veya pembemsi
renkli çiçekler açan, yol kenarlarında,
tarlalarda ve kurak topraklarda yetişen 20-100
cm yüksekliğinde, kokulu, çok senelik ve otsu
bir bitki. Binbiryaprak otu veya kandilçiçegi
olarak da anılmaktadır. Gövdeleri dik, dalsız ve
yumuşak tüylüdür. Yaprakları sapsız ve koyu
yeşil renklidir. Çiçekleri, küçük tepecik
(kapitulum) halinde bir araya toplanmış olup,
yalancı bir semsiye durumunu meydana getirirler.
Bu kapitilumun diş tarafında 5-6 tane dil
seklinde beyaz renkli dişi çiçekleri, orta
kısmında ise tüp seklinde, kirli-beyaz renkli
erdişi çiçekleri vardır. Meyveleri gri renkli ve
tüysüzdür.
Türkiye’de yetiştiği yerler:
Kuzey ve Doğu Anadolu.
Kullanıldığı
yerler: Bitkinin kullanılan kısmı, yapraklı ve
çiçekli dallarıdır. Dallar ve çiçekler henüz
tamamen açılmadan toplanır ve gölgede kurutulur.
Bitkinin bu kısımları uçucu yağ, sabit yağ ve
acı glikozit maddelerini ihtiva ederler. Kuvvet
verici, uyarıcı, idrar ve gaz söktürücüdür.
İçerisindeki Sincolden dolayı antiseptik, balgam
söktürücü ve midevidir. Yara iyi edici bir
özelliği vardır. Basurda sulu hulasası fitil
halinde verilir. Memleketimizde 20 kadar
Binbiryaprak otu türü tespit edilmiştir.
Bunların ekserisi halk arasında yukarıdaki tür
gibi
kullanılmaktadır.
Çobançantası:(Çoban
kesesi / Çobantorbasi / Capsella bursa pastoris)
Turpgillerden bir çeşit yaban bitkisidir.
Meyveleri torbaya benzer. Yaprakları rozet
şeklinde olup, demet görünümündedir.Çiçekleri
beyazdır. Yaz aylarında toplanıp
kurutulur.
Kullanıldığı yerler: Böbrek ve
kum taşlarının düşürülmesine yardımcı olur.
Ağrıları giderip, vücuda rahatlık verir. Burun
kanamalarını
durdurur.
Çobanpüskülü:(Stechpalme / Houx
/ Holly / Houx commun / Ilex aquifolium)
Çoğunlukla çalı, bazen da, 10-15 metreye kadar
boyu uzayabilen bir ağaç. Yapraklar kalıcı,
derimsi, oval, kenarları geniş dişli ve dişlerin
tepesi dikenlidir. Çiçekler iki evcikle olup,
kurullar hâlinde bulunur. Meyvesi yuvarlak ve
parlak kırmızıdır. Kuzey Afrika, Batı ve Güney
Avrupa ve Batı Asya’dan Çin’e kadar olan
bölgelerde yetişir.
Türkiye’de yetiştiği
yerler: Trakya ve Kuzey
Anadolu.
Kullanıldığı yerler: Ateşi
düşürür, terletir ve vücuda rahatlık verir.
Meyvenin iç kabuğu ökse yapımında kullanılır.
Odunu çok sert, ağır ve koyu renktedir. Çok iyi
cilâ tutar. Tornacılıkta, kaplamacılıkta, çark
dişi yapımında kullanılır. Körpe dalları kamçı
sapı yapmaya yarar. Süs bitkisi olarak da
yetiştirilir.
Çörekotu: (Çörekotu / Siyah
susam / Sevkerak / Nigella / Schwarz-küemmel /
Nigelle / Black cumin) Haziran-temmuz aylari
arasinda yeşille karışık açık mâvi renkli
çiçekler açan, 20-40 cm boyunda bir senelik,
otsu bir bitki. Yol kenarları ve bilhassa ekin
tarlaları içinde bulunur. Gövde dik ve kisa
tüylüdür. Yapraklarin alttakileri saplı,
üsttekilerı sapsızdır. Çiçekler uzun saplı ve
tek tektir. Taç yapraklari iki loplu ve bal özü
bezleri tşıiyan 8 tâne küçük parça hâlindedir.
Meyveleri çok tohumlu olup, tohumlar siyah
renkli ve oval şekillidir. Güney Avrupa, Balkan
memleketleri, Kuzey Afrika, Türkiye ve
Hindistan’da yetiştirilmektedir.
Sam
çörekotu (Nigella damascena): Yapraklari
parçalidir. Çiçekleri tek ve üst yapraklar
tarafindan örtülmüş durumdadır. Parlak mâvi
çiçeklidir.
Kır çörek otu (Nigella
arvensis): 10-30 cm yüksekliğinde mâvi
çiçeklidir. Yapraklari sivri parçalidir.
Tohumları kurt düşürücü olarak da
kullanılır.
Türkiye’de yetiştiği yerler:
Trakya ve Anadolu.
Kullanıldığı yerler:
Bitkinin kullanılan kısımları tohumlarıdır.
Tohumları tamâmen olgunlaştıktan sonra toplanır
ve güneşte kurutulur. Çörekotu tohumlarında
uçucu ve sabit yağ, tanen, sekerler, glikozit
bünyeli bir saponin ve alkaloitler bulunmuştur.
Tohumları gaz söktürücü, uyarıcı ve idrar
söktürücü olarak kullanılmaktadır. Güzel kokusu
sebebiyle müshil ilâçlarının içine ilâve edilen
iyi bir lezzet ve koku
değiştiricidir.
Çöven:(Gipskrau /
Gypsophile / Gypsophila / Sabunotu / Helvacıkökü
/ Saponaia officinalis) Haziran-temmuz aylarinda
beyaz çiçekler açan, 50-60 cm yüksekliğinde çok
dallı, çok senelik, kazık köklü, otsu bir bitki.
Yapraklari sapsız, soluk yeşil renklidir.
Çiçekler küçük pembe ve beyaz renklidir.
Tohumlar küçük, hemen böbrek şeklinde esmer
renkli ve üzeri pürtüklüdür. Köklerinin
dövülmesinden çöven elde edilir. Memleketimizde
27 kadar türü bulunur.
Türkiye’de
yetiştiği yerler: Orta ve Doğu
Anadolu
Kullanıldığı yerler: Bitkinin
kullanılan kısımları kökleridir. Konya ve
Beyşehir havâlisinde bu bitkiye dişi çöven ismi
verilmektedir. İdrar söktürür. Terletir. Vücuda
rahatlık verir. Kusturur ve balgam söktürür.
Çöven köklerinde saponin, reçine ve seker
vardır. Eskiden beri temizleyici olarak,
lekeleri çıkarmak için kullanılır.
Memleketimizde ve Yakın Doğu’da “tahin helvası”
yapımında da kullanıldığı için buna, helvacı
çöveni ismi de verilmektedir. Bâzı yörelerimizde
ve Kıbrıs’ta, pişirilerek salamura edilen hellim
tipi peynirin bozulmaması için suyuna çöven kökü
bırakılır. Trakya bölgesinde çöven otundan
“köpük helvası” ismiyle beyaz, köpüksü helva
yapılır.
| | | |
|
|
|